Vakfiye

Vakfiye
Sultan II. Bayezid (1481 - 1512) tuğralı.
h.888 (1483) tarihli.

Altınla çekilmiş tuğrasının kenarları çok ince siyah mürekkeple tahrirlenmiş. Tuğranın iç ve dış beyzesi ile kürsü kısımları bulut, yaprak ve çiçek motifleriyle tezhiplenmiş. Alt kısmında kadıların tasdiki yer almakta. Vakfiyenin üst kısmındaki serlevha altın, lacivert, siyah ve bordo renkte döneminin tüm özelliklerini taşıyan motiflerle tezhiplenmiş. Serlevhanın ortasında Besmele yer almakta. Altın ve siyah mürekkep kullanılarak rık’a hatla yazılmış. “Öncelikle verdiği nimetlere karşılık Allah’a hamd ve Peygamber’imize ve arkadaşlarıma selamla başlar. İlim tahsil etmenin önemi, hayır ve bir malı başkalarının yararına olarak vakfetmenin önemi, hayır ve bir malı başkalarının yararına olarak vakfetmenin ehemmiyetinden bahsedilir. Dünyada ne ekilirse (ne iyilik yapılırsa) ahrette onun biçileceği belirtilir. Allah’ın rızasını gözeterek Defterdar Ahmed bey B. Abdullah’ın malını vakfettiğinden ve Allah’ın mükafatını kat kat vereceğinden bahsedilir. Vakfedilen yerin Dimetoka Nahiyesi’ne bağlı Ahmed Fakih diğer ismi Eceköy olan köyün tamamının olduğu belirtilir. Bundan sonra buranın alınıp satılamayacağı, mülk edinilemeyeceği ve miras bırakılamayacağından bahsedilir. Vakfın mütevelliliğini ölünceye kadar Ahmed bey kendisine hasr eder. Öldükten sonra nesilden nesile çocuklarına, bunların da nesli bittikten sonra kölelerinin en iyisine şart koşar. Bunların da nesli bittiği zaman o zamanın hakiminin seçeceği kişiye bırakır. Vakfa mütevelli olanların vakfa sahip çıkması ve hasılatlarını toplama görevi verilir. Vakfın gelirlerinin de bir takım görevlilere verilmesini şart koşar: - Gelirlerin bir kısmını kendisine şart koşar. - Otuz dirhemini mezarının başında hergün 12 adet İhlas Suresi’ni okuyup ruhuna hediye eden kişiye şart koşar. - Otuz dirhemini Kuran okumak için mezarına gelen kişilere mezarın kapısını açan, kapayan ve kandillerini yakan kişi ile kandil yağı ve hasır masrafı için şart koşar. - Otuz dirhemini vakfın rakabesine (ana parasına) şart koşar. - Bir kısmını dönemin naibm (hakim)lerinin yiyecek içecek ihtiyacı için şart koşar. - Sonra Müderris (üniversite hocası) Kasım’ı vakfına mütevelli tayin eder. Sonra buraların vakfedildiğine dair mahkeme kayıtları tutulup şahitlerin şahitliklerine müracaat edilir. Böylece bu köyün kesinlikle vakfedildiğine kadı huzurunda karar verilir. Bundan sonra bu vakfı değiştirmeye çalışanların, bu yolda girişimde bulunanların Allah’ın cezasına müstehakk olacakları ve lanetleneceklerinden bahsedilir. Bu vakfı yapanın sevabının da Allah tarafından kat kat verileceği belirtilir.” Şahitler: Mevlana Muslihiddin El-Kesteli, Mevlana Muhyiddin el-Hac Hasan, Sinan b. Mehmed, İshak b. İbrahim Büyük Vezir, Mevlana Hamid, Sinanüddin es-Suyusi, Mesih b. Abdülbay, Ahmed Çelebi Fenerli, Mevlana el Hac Muslihiddin Abdullah, Davut b. Abdülvedud, Sinan Çelebi Ohrili, Mevlana Muhyiddin. 49 satır.
322,5 x 28,5 cm.
 

Detay



Divan Şairi Ahmed Rıdvan (Tütünsüz Ahmed Bey) Ailesine ait.

AHMED RIDVAN (Tütünsüz Ahmed Bey)
16. yüzyıl) Dîvan şairi.
Hayatı hakkında pek fazla bilgi yoktur. Eserlerinden Ohrili olduğu anlaşılmaktadır. Sultan II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî dönemlerinde defterdarlık; Karahisar, Hamid, Teke, Karaman ve Ankara sancakbeyliği yaptı. II. Bayezid’in oğulları Şehzade Ahmed ve Selim arasındaki taht mücadelesinde Ahmed’in tarafını tuttuğundan, Sultan I. Selim’in tahta geçişiyle birlikte görevden uzaklaştırıldı. Kanunî döneminde eski itibarina kavuştu. Kaynaklarda, 1528 - 1538 yılları arasında Edirne’de öldüğü, ölmeden önce Edirne’nin Ağaçpazarı semtinde kendi adıyla anılan bir medrese yaptırdığı ve bu medresede 18. Yüzyılın başına dek öğrenim yapıldığı belirtilmektedir.
Toplam 27.000 beyitten oluşan 6 mesnevî ve 1 divan sahibi olan Ahmed Rıdvan, tezkirelerde, “hamse” sahibi şairler arasında gösterilir. Mesnevilerinde Ahmedi, Şeyhî gibi Türk şairlerin
yanı sıra İranlı Nizamî’den de etkilenmiştir.
Eserleri: Kaside, gazel, mesnevî, kıt’a ve terklibend olmak üzere toplam 1044 şiir ve
68 beyitten oluşmaktadır. Tek yazma nüshası, Türk Dil ve Tarih Kurumu Kütüphanesi’ndedir.
İskendernâme: Ahmedî’nin “İskendernâme”si esas alınarak 1499’da yazımı tamamlanmıştır. Yaklaşık 8300 beyittir. Mesnevînin bir nüshası Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi’nde, Hayatî
mahlâslı bir başka nüsha ise Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir.
Leyla vü Mecnun: Nizamî’nin aynı adlı eseri örnek alınarak 1499 - 1502 yılları arasında yazılmıştır. Yaklaşık 4250 beyitten oluşan eserin eksik olan tek nüshası Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir.
Husrev ü Şîrîn: Şeyhî ve Nizamî’nin aynı adı taşıyan eserlerinden faydalanılarak yazılmıştır. 1502’de tamamlanan eserin ilk nüshası 6308 beyitten oluşmaktadır. Diğer nüshaların
beyit sayısı birbirinden farklıdır. Berlin yazması 4946, Gotha nüshası ise 5700 beyittir. Hayatî mahlâsını taşıyan iki nüshadan biri Atatürk Üniversitesi Kütüphanesi, diğeri ise Hasan
Özdemir’in özel kütüphanesindedir.
Rıdvâniyye: Dinî ahlâkî öğütler içeren kitap 1509’da tamamlanmış olup şairin beyanına göre,
beyit sayısı 8080’dir. Fakat Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan tek nüshasında
1743 beyit bulunmaktadır.
Mahzenü’l-Esrâr: Nizamî’nin aynı adlı tasavvufî mesnevîsinin çevirisidir. Tek nüshası, Atatürk
Üniversitesi Kütüphanesi’ndedir.
Heftpeyker: 1512’de tamamlandığı sanılmaktadır. Nizamî’nin “Behramnâme” adlı mesnevîsinin
çevirisidir. Sasanî hükümdarlarından Buhran’ın av ve eğlence dolu günlerini anlatan eser,
4174 beyitten ibarettir. Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi kütüphanelerinde iki
nüshası bulunmaktadır. Ahmed Rıdvan’ın, bu eserlerin dışında 104 beyitlik “Kaside-i Bür’e Tercümesi” adlı yapıtı, “Süleymaniye Kütüphanesi”nde mevcut olup, bazı şiir ve nazire mecmualarında manzumeleri bulunmaktadır.

Sultan II. Bayezid Portresi

 
SULTAN II. BAYEZİD
Fatih Sultan Mehmed’in ve Gülbahar Hatun’un oğulları olarak 1447 yılında bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan, Osmanlılar zamanında ise Edirne’ye bağlı bir kaza merkezi olan Dimetoka’daki Dimetoka Sarayı’nda doğdu.
Cesur ve atılgan olan İkinci Bayezid aynı zamada çok halim, selim ve dinine bağlı bir padişahtı.
Babası Fatih Sultan Mehmed ilme karşı büyük bir sevgi beslediği için, oğlu Bayezid’e her şeyden önce kuvvetli bir eğitim vermeyi düşündü. O devrin en meşhur âlimlerinde ders aldı, bütün İslâmi ilimleri en iyi şekilde öğrendi. İkinci Bayezid, dinine çok bağlı olduğu için kendisine Bayezid Veli denildi. Bayezid, şâirleri saraya toplar onlarla sohbet ederdi. Arapça ve Farsçayı ileri düzeyde bilirdi. İslâmi ilimlerin yanı sıra matematik ve felsefe eğitimi de aldı. Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini öğrendi. Hatat ve bestekârdı. Avni mahlasıyla şiirler yazdı. Ulemâ ve sanatkârlar için ayrıca bir para fonu ayırdı. Bayezid padişah olduktan sonra, kardeşi Cem Sultan ile 14 sene mücadele etti. Kilye ve Akkerman’ı fethetti.
1484 - 1485 yıllarında Mısır Memlükleri ile savaşa girdi. Devrinde Belgrad üçüncü defa kuşatıldı ve tarihte ender görülen Abdina Zaferi elde edildi. Denizden İspanya’ya sefer açıldı. Endülüs Müslüman Devletinin yardımına gönderilen bu donanma kıyı şehirlerine baskınlar düzenledi. Karşısına çıkacak bir devlet olmadı. Osmanlı Devleti tarihinde, akıncıların Avrupa’nın içlerine kadar akınlar düzenlediği devir II. Bayezid devirdir. Akıncılar, Venedik dahil olmak üzere Varşova’ya kadar gittiler. 1483’de tarihin sayılı deniz savaşlarından olan Sapienza Deniz Zaferi kazanıldı. 1500’de İnabahtı fethedildi. Koron, Modon ve Navarin kaleleri alındı. Anadolu’da baş gösteren Şahkulu isyanı bastırıldı. Oğullarının en kudretlisi olarak kabul ettiği Şehzade Selim’in
(Yavuz Sultan Selim) israrlı hareketleri karşısında tahtından ferâgat, etti. Dimetoka Sarayında oturmak üzere yola çıktı, ancak yolda çok hastalandı.:
26 Mayıs 1512’de 62 yaşında, Dimetoka’ya varamadan Havsa kasabasının Abalar köyünde öldü. Cenazesi kendi yaptırdığı Bayezid Camii türbesine defnedildi. Vefatı duyunca, en çok savaş yaptığı Mısır’da bile cenaze namazı kılındı. Tahta çıktığında 2.214.000 km2 olan Osmanlı topraklarını döneminde 2.375.000 km2 oldu.
Vezirleri: Koca Davut Paşa, Hadım Ali Paşa, Hersekzade Ahmed Paşa, İkinci İbrahim Paşa,
İshak Paşa ve bir yangında ölen Mesih Paşa.
Şeyhülislâmları: Molla Gürani, Molla Abdülkerim ve Zembilli Ali Efendi.
Kaptan-ı Deryaları: Küçük Davud Paşa, Hersekzade Ahmed Paşa, İskender Bey, Hacı Mesih Paşa, Güveği Sinan Paşa ve Karanişancı Vezir Davud Paşa.
Silsile-i Saâdât-ı Nakşibandiyye’den Hâce Ubeydullah Ahrar, Mimar İbrahim Tennuri Kayseri, Şeyh Abdullah İlâhi, Mevlâna Abdurrahman Câmi, Şeyh Ebu’l Vefa. Kesteli, Şeyh Seyyid Ahmed
Neccâri, Şeyh Niyazi, (Hacı Halife) ve Abdullah Eşref İzniki II. Bayezid devrinde vefat yaşamış büyüklerdir.
Erkek Çocukları: Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed. Korkud, Abdullah, Alimşah.
Kız Çocukları: Aynişah, Gevher Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve Hüma Hatun.